Erbaa İlçesi Orta Karadeniz bölgesinde Tokat iline bağlı olup, Kelkit ve Tozanlı çaylarının birleşerek Yeşilırmak (İris) adını aldığını yerde bereketli topraklar üzerinde kurulmuş şirin bir ilçemizdir. İlçe toprakları, kısmen Tozanlı çayı olmak üzere özellikle Kelkit Irmağı boyundaki bir ova ile bunu çevreleyen dağlık yerleri içine alan 1111 Kilometrekarelik yüzölçüme sahiptir.
Kuzeyden Samsun'un Çarşamba ilçesi ile Ordu ilinin Akkuş ilçesi, batıdan Amasya'nın Taşova ilçesi, doğudan Tokat'ın Niksar ilçesi, güneyden Tokat merkez ve güneybatıdan Turhal ilçesi ile çevrilidir. ilçenin üzerinde bulunduğu ovanın kuzeyinde; Canik dağı içerisinde değerlendirilen Karınca dağı, güneyinde Sakarat ve Boğalı dağları, doğu ve batısında da bu dağların uzantıları yer almaktadır.
Erbaa'nın Konumu
İlçenin matematik konumu; 40° 15' ve 40° 45' enlem dairesi ile 36° 15' ve 36° 45' boylamları arasında bulunmaktadır. Erbaa, bağlı bulunduğu Tokat ilinin kuzeyinde yer almaktadır. Konumu itibariyle Karadeniz ve İç Anadolu bölgeleri arasında bir geçiş alanıdır.
Toprak Yapısı
Erbaa ve çevresi, iki farklı jeolojik havzanın karşılaşma, birleşme, kesişme alanlarında bulunmaktadır. Erbaa Ovası, çöküntü dolgu ovalara en güzel örnektir. Bölgede yer alan formasyonlar, üç ana grupta incelenmektedir
I- Alp öncesi temel araziler: Bunlar Paleozoik ve muhtemelen daha eski arazilere aittirler, genellikle Erbaa ovasının güneyinde yayılış gösterirler. Bu grupta, metavolkanitler, kristalize kireçtaşları, kalkşist, fıllat ve grovaklar bulunmakta, bu metamorfik seri, yer yer volkanik elemanlı konglomera, kumtaşı, aglomera, marn, ki reçtaşı, gibi maddelerle örtülmüştür. Bu yapılara, Sakarat Dağı üzerindeki Boğalı Tepelerinde rastlamak mümkündür. Genellikle Erbaa Ovası güneyinde yayılış gösteren eski araziler (Paleozoik ve daha eski) dar sahalı olarak ovanın kuzey kenarında Karayaka-Doğanyurt arazileri arasında 12-15 kilo metrede yayılış göstermektedir.
II-Alp Orojenezi geçirmiş araziler: Bunlar, filiş, kumlu şistler, kalker ve marn'lardan oluşmaktadır. Erbaa-Niksar Karayolu yarmalarında belirgin olarak görülebilen üst Kretasıe filisi, kahverengimsi yeşil renkli kumtaşı, tüf ve andezit yataklarından ibaret olup, aralarında, kuvars damarlarına rastlanmaktadır. Bölgede tersiyere ait Eosen filişleri ile Neojen formasyonları önemli yayılma gösterir. Eryaba ve Yaylalı köyleri ile Tepekışla Köyü kuzeyinde, Kelkit Çayının Erbaa ovasına girişinde bu formasyonlara şerit halinde rastlanmaktadır. Yine Tepekışla köyü kuzeyinde, çok az miktarda Jips bulunmaktadır.*
III- Alp Orojenezi sonrası oluşlar: Alp orojenezinden sonra oluşan ve daha sonra epirojenik hareketlerle deforme olan, Neojen formasyonları olarak tabilinen bu oluşumlar, özellikle deprasyon kenarlarında (Alüvyonların merkezinde ve altında, oluşmuştur. Alp orojenizenin sonundan itibaren ortaya çıkan dikey yönlü kıvrımlarla çökmüş deprasyonlarda, birikim gösteren Neojen oluşumların daha sonrakibir erozyonla Tozanlı ve Kelkit tarafından taşınan malzeme ile örtüldüğü tahmin edilmektedir. Bölgede yer alan alüvyonlar ise, Tozanlı ve Kelkit Çayı ile diğer yandereler tarafından aşındırılıp taşınan materyallerden oluşmuştur. Kil,kum,çakıl ve şilt karışımı olan alüvyonlar, çok verimli Erbaa ovasını oluşturmuşlardır. Kuzeybatı ve güneydoğu doğrultusunda uzanan bu ova 32 kilometre uzunlukta 9 ile 10 kilometregenişliktedir.
Heyelan olayları ile ilgili diğer faktör, İverönü, Koçak Fay hattı boyunca yamaçlarda oluşan fay kaynaklarıdır. Güneyden ovaya inen akarsularda eğimin azaldığı bölgelerde, birikinti konileri oluşmuş, ova ortasında Pliyosen dolgu yüzeyleri derine yararak akışlarına devam etmişlerdir. Bu yüzden yine ovada, zaman, zaman bataklıklar meydana gelmiş, drenaj sorununu da beraberinde getirmiştir.













